Apple
tarafından ilk duyurulduğunda teknoloji dünyasında büyük bir gürültü
kopmuştu. İkinci bir gürültü ise Amerika’da ilk pazara çıktığı
zamanlarda yaşandı. İlk gürültüde telefona bakış açısında radikal bir
değişimin heyecanı yaşandı, teknolojide birden bire 10 sene atlama
yapılmış gibi hisetti herkes. Ürün piyasaya çıktıktan sonra ise müthiş
bir hayal kırıklığı yaşandı aynı heyecanlı grup tarafından. Herkes
sayfalarca iPhone‘un neler yapamadığından bahsetti durdu…
Bir kaç hafta önce ben de bir iPhone edindim, hemen hergün bir şeyler keşfetmeyle geçti. iPhone hakkında en temel izlenimim şu oldu: O aslında çok noktadan dokunma
algılayabilen ekranı ile ve sadece parmak dokunuşları ile
kullanılabilmek üzere tasarlanmış. Ayrıca bir internet cihazı olması
hedeflenmiş ki yüksek çözünürlükteki bir ekran ve gelişmiş bir internet
tarayıcısı içermiş. Ekran geçişlerinde yumuşak efektler, inanılmaz
canlı renkler, hızlı ve artistik kullanım için ne gerekiyorsa yapılmış.
Peki tüm bunlar için ne gerekmiş? Öncelikle 400 MHz hızında bir işlemci
gerekmiş, hatırlar mısınız? bir zamanlar pentium 100 bilgisayarlar vardı, o pentium yazısının yanındaki 100 rakamı işlemcinin 100 MHz olduğunu gösterirdi, yani dört tane pentium 100 işlemcisi hızında bu küçük iPhone.
Başka ne gerekmiş? İstedikleri internet tarayıcısı, ekran
animasyonları, müzik çalma, fotoğraf çekme ve işleme programları için
yep yeni bir paltformda programlar yazmak yerine bildikleri bir işletim
sistemini kullanmışlar, Apple’ın meşhur OS X
işletim sistemini. Yani Apple, şık ve artistik kullanım için bir
telefon maskesinin arkasına gizleyerek küçük bir bilgisayar sürmüş
piyasaya.
Eğer Apple yapmak istediği telefonu, elindeki işletim sistemi ve
diğer elindeki kaynaklar üzerine inşaa etmek yerine, yep yeni kapalı
bir sistem üzerine kurmayı deneseydi sanırım bu yazı bu civarlarda
biterdi. Bundan sonra yazacaklarım açık dünyanın (ve karanlık dünyanın)
bir araya gelip aletin üzerindeki telefon maskesini düşürmüş olması
sayesindedir.
Normalde üzerine 3. parti yazılımların kurulması planlanmamış olan iPhone‘un, bu zırhını bu linke girerek kaldırabiliyorsunuz. iPhone‘nun tarayıcısını kullanarak girebileceğiniz bu site
telefonunuza ücretsiz bir installer programı ekleyebiliyor, bu program
sayesinde yine ücretsiz bir çok programın kurulmasını sağlayabiliyor.
Bundan sonrası da çorap söküğü gibi geliyor.

.:Installer:.
Artık bir okyonusa doğru yelken açma zamanı geldi:
BSD Subsytem:
Installer’ın uygulamalar deposunda bularak kurabileceğiniz bu uygulama telefonunuzu unix eklentileri ile donatıyor.
OpenSSH:
Telefonunuzu hemen hemen tüm Unix ve Linux işletim sistemlerinde
kullanılan bu uygulamayla, güvenli bir iletişim sunucusu haline
getirebiliyorsunuz, sadece Itunes programı ile erişebildiğiniz iPhone‘nunuz
artık bir ssh istemcisi ile komut satırından erişilebiliyor. OpenSSH
ile bütün dosya sistemini yönetecebileceğiniz bir kapı açmış
oluyorsunuz. OpenSSH aynı zamanda telefonunuza bir ssh istemcisi
kurulmasını da sağlıyor. OpenSSH kurulumundan önce BSD Subsytem
kurmalısınız.
Term-vt100:
Artık iPhone‘unuz
üzerinden terminal ekranı açabilirsiniz, bu teminal ekranı ile
telefonunuzdan uzak makinaların komut satırına erişiminiz mümkün, tabi
BSD Subsytem ve OpenSSH kurulumundan sonra bu işlemi yapabiliyorsunuz.
ncFtp:
Yine bir çok linux ve unix makinada kullanılabilen bu uygulama
sayesinde terminal ekranından istediğiniz ftp sunucularına
erişebilmeniz mümkün. Bunun için de önceden BSD Subsytem,OpenSSH ve
Term-vt100 kurulmuş olması gerekli.
VNCSea:
iPhone‘nuz
ile VNCServer kurulu herhangi bir unix,linux veya windows makinanın
masaüstüne erişebilir bu uzak makinaları grafik ortamda
yönetebilirsiniz.
Navizone:
Bu enterasan programla Navizone‘da oluşturduğunuz bir hesapla Google Maps
üzerinde yerinizi görebilirsiniz. Bunun için bir gps alıcısına ihtiyaç
duymuyor olmanız enterasan, bağlantı kurduğunuz kablosuz internet veya
Edge hücre bilgisinden koordinatlarınızı tespit etmeye çalışıyor, pek
başarılı değil ama yaklaşık olarak da olsa bir sonuç dönebiliyor.
Finder:
Telefonunuz üzerinde standart haliyle herhangi bir dosya yöneticisi
bulunmamaktadır. Bu eksiği Finder ile kapatabilirsiniz, telefonunuz
ücra köşelerinde mp3′lerinizi fotoğraflarınız hatta system dosyalarını
bulabilir, kendinize güveniyorsanız müdahalelerde bulunabilirsiniz.
Bunlardan herhangi birini email ile bir yerlere gönderebilirsiniz.
Ayrıca fotoğraflarınız orjinal boyutu ile göndermenizin başka yolu
bulunmuyor.
iflickr:
Eğer bir flickr hesabınız varsa çektiğiniz fotoğrafları anında flickr‘a yüklenmesini sağlıyorsunuz.
Vnote:
Telefonunuzda herhangi bir ses kayıt programı olmadığını
farkedeceksiniz, artık var, hatta sesli email göndermenizi bile
sağlaycak bu uygulama.
Apollo:
AIM,ICQ ve MSN Mesenger için bir uygulama.
Customize:
Telefonunuzda ikonların yerleri sabit öyle değil mi? Artık
istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz, parmağınızla sürükleyerek. Ayrıca
bu program ile iPhone’un standart görsellerini ve sistem seslerini
değiştirebiliyorsunuz.
SMSFix:
Garanti, YKB, Google gibi servislerden gelem SMS’lerin düzgün
görünmediğinden şikayetçi iseniz bu sorunu bu programla
çözebiliyorsunuz.
Screenshot:
Eğer benim gibi iPhone‘nuzdaki ekran görüntülerini paylaşmak isterseniz bu uygulama size yardımzı olacak.
Başka kurduğum kaldırdığım bir çok irili ufaklı oyun, program oldu. Belki bir başka iPhone yazımda onları da paylaşırım.
Sonuç olarak görülüyor ki bir cep telefonundan çok mobil bir pc’yi
andıran bu cihaz, gördüğü ilgi ile önümüzdeki yıllarda farklı bir
akımın doğmasına neden olacak.
Eskiden ilk internet deneyimlerimiz evimizdeki bilgisayardan ihtiyaç
duydukça bağlantı kurup işimiz bitince bağlantıyı kesmek alışkanlığını
içeriyordu, oysa şimdi internetlerimiz sürekli açık hatta sokaklarda ve
kafelerde serbest internet sağlayıcılar bulmak çok normal. Bu durum
cebimizdeki telefonlar için de aynı yöne doğru bir gelişim gösteriyor,
iPhone siz kapatmak istemediğiniz sürece sürekli etraftaki kablosuz
internet servislerini tarayıp bulamazasa ve gerekliyse Edge ile
internete girmeye çalışan bir telefon.
Dikkat çekici bir başka konu ise bu tip cihazlara uygulamalar yazmak
için hazırolda bekleyen müthiş bir kalabalığın varlığı. Öyle ki
dışarıdan program yüklemeye kapatılmış olan bir cihaza bile bu
kalabalık bir yolunu bulup programlar yazıp yükleyebiliyor. Sanırım
şunu ön görmek çok zor değil: Özellikle linux tabanlı açık platform telefonlar piyasada yaygınlaşınca artık bilgisayarlarımızı ceplerimizde taşıyor olacağız.
iPhone tanıtımlarında standartlaşmış olan iPhone’daki eksiklikler bölümüne gelirsek aklımda kalanlar şunlar:
Donanımsal eksiklikler:
- Java desteği yok.
- GPS yok.
- Radyo yok.
- Bluetooth sınırlı.
- Kamerasında analog yakınlaştırma yeteneği yok.
- Kamera (sadece) 2 mega pixel.
Yazılımsal eksiklikler:
- Tarayıcısında flash ve java desteği yok.
- İstediğiniz MP3′ü zil sesi yapamıyorsunuz. (Aslında bu eksiklik
değil bir strateji: isterseniz zil sesi satın alıp
kullanabiliyorsunuz.)
- MMS desteği yok.
- Kamerasında digital yakınlaştırma yeteneği yok.
- Kamera ile video kaydı yapma olanağı yok.
- Ses kaydetme yeteneği yok.
Yeni Hesap Makinesi teması: Jamboree64
Denioguz arkadaşın hazırladığı Hesap Makinesi taması: Jamboree64′ü beğennize sunuyorum.
Yüklemek için Installer / Sources’a niffob.com/triphone.xml ekleyin.
Niffob Tema bölümünden yükleyebilirsiniz.
Güle güle kullanın.
114 için Türkçe Dili
iPhone 1.1.4 için Türkçe Dili
Installar Source kısmına niffob.com/triphone.xml linkini ekleyin.
Türkçe iPhone bölümünde Türkçe Dili bulacaksınız.
Güle güle kullanın.
Yeni Tema. Kanaviçe
Yeni Tema Kanaviçe’yi beğeninize sunuyorum.
Yakında installer Niffob Tema bölümünden yükleyebilirsiniz.
Güle güle kullanın.

Türkiye Şebeke Logoları
Installer Sources’a niffob.com/triphone.xml ekleyin.
Türkiye Şebeke logolarını Installer/Türkçe iPhone bölümünden yükleyebilirsiniz.
Şu an için 1.1.3′te çalışıyor.
Güle güle kullanın.
Türkçe Klavye Sorunu çözüldü.
Yeni güncelleme yaptım. 1.0.2 versiyon Türkçe Klavye ile 113′teki sorunlar çözüldü. Güle güle kullanın.
Yeni tema. KIRIK.
Yeni SummerBoard teması KIRIK’ı beğeninize sunuyorum.
Tema fikri için Slink’e teşekkürler.
Güle güle kullanın.
Yeni SummerBoard teması.
iph0nethemepark.com Classic temasını Niffob revizesi ile beğeninize sunuyorum. Güle güle kullanın.
Hesap Makinesi Teması NOKTA
Hesap Makinesi için NOKTA temasını beğeninize sunuyorum.
Installer Niffob Tema bölümünden yükleyebilirsiniz.1.1.3 için de kullanabilirsiniz.
Iphone ‘da Film Keyfi
Apple’ın
diğer ürünleri gibi iPhone da oynatabildiği video formatları açısından
muhafazakar. Bu nedenle iPhone’da video izleyebilmek için bazı işlemler
yapmamız gerekiyor. iPhone divx formatındaki videoları oynatamadığı
için öncelikle divx formatındaki videoları Apple QuickTime Player’ın
bir formatı olan MPEG-4′e veya H.264‘e
(*.mp4) çevirmemiz gerekiyor. Altyazı dosyaları da (*.srt, *.sub, vs.)
varsa bu dosyaları da ekletmemiz gerekiyor. Aşağıda fazla teknik detaya
girmeden bu işlemleri kolayca nasıl yapabileceğimizi anlatmaya
çalıştım. Eğer Apple’ın video formatları ile ilgili detaylı bilgi almak
isterseniz "The Complete Guide to iPod, Apple TV and iPhone Video Formats" isimli yazıya göz atabilirsiniz.
Piyasada aynı anda hem altyazı ekleyip hem de iPhone’a uyumlu video formatına çeviren Total Video Converter
gibi paralı programlar mevcut. Fakat bu iki işi birden yapan ücretsiz
yapan yazılımlar henüz mevcut değil. Eğer alt yazı ekleme gibi bir
derdiniz yoksa birazdan anlatacağım Videora iPhone Converter
tek başına bu işi gayet güzel yapıyor. Videora sadece divx formatındaki
videoları değil DVD’den YouTube’a kadar her türlü video’yu iPhone
formatına çevirebiliyor.
Video’ya alt yazı ekleyip tek bir dosya haline getirme işlemini de PocketDivxEncoder
ile nasıl yapılacağını kısaca anlatacağım. Aslında PocketDivxEncoder
divx formatındaki videoları alt yazı da ekleyerek her türlü mobil cihaz
formatına çeviren harika bir ücretsiz yazılım. Lakin geliştiricisi
henüz iPhone’a el atmadığı için 2 işlem birden yapmak zorunda kalıyoruz.
Aşağıda anlatacaklarım 2 ana adımdan oluşuyor. Elinizdeki video’nun durumuna göre ilgili adımdan başlamanız gerekiyor.
1) Divx ve Altyazının Birleştirilmesi
2) Herhangi bir Video’nun iPhone Formatına (*.mp4) Çevrilmesi
1) Divx ve Altyazının Birleştirilmesi
Bu işlem için PocketDivXEncoder‘ı
kullanacağız. PocketDivXEncoder’ı ilk çalıştırdığımızda bize video’muzu
hangi cihaz’a göre çevirmek istediğimizi soracak.
Gördüğünüz gibi seçenekler arasında iPhone hariç tüm mobil cihazlar
var. Biz sadece alt yazı ekleyeceğimiz için formatın çok bir önemi yok.
Bu yüzden PC’yi seçiyoruz.
Ardından karşımıza çıkacak ana ekranda sadece bir kaç düğmeyi
kullanacağız. Seçenekler gözünüzü korkutmasın. İlk olarak sol üst
taraftaki klasör resmi bulunan düğmeyi kullanarak divx formatındaki
*.avi uzantılı dosyamızı seçiyoruz. Ardından hemen sağ yanındaki
üzerinde "ABC" yazıları bulunan düğmeyi kullanarak alt yazı dosyasını
seçiyoruz.
Altyazı dosyasını seçer seçmez karşınıza bir popup ekranı çıkacak.
Bu ekranda alt yazı için hangi font’un kullanılacağı ve büyüklüğünün ne
olacağı gibi seçenekler sunuluyor. "Font Size" olarak 3′ü seçip diğer
seçenekleri aynen bırakmanızı öneririm. Altyazı ayarlarını da yaptıktan
sonra bir tek geriye bir tek programın sol altında yer alan "Encode
Now" düğmesine basmak kalıyor.
Alt yazı eklenmiş yeni video, eski video’nuz ile aynı yerde fakat
dosya adının sonuna "_PC" eklenmiş olarak hazırlanacak. İşlem süresi
bilgisayarınızın gücüne ve video’nun büyüklüğüne göre değişiyor ama
yarım saatlik bir video genelde 10 dakikada tamamlanıyor. İşlemin
hızlanması için "Process priority" seçeneğini Normal’den daha yüksek
bir konuma getirebilirsiniz fakat bu sefer de CPU’nun nerdeyse tamamı
bu programa ayrılır ve başka bir iş yapamazsınız.
2) Herhangi bir Video’nun iPhone Formatına (*.mp4) Çevrilmesi
Artık elimizde alt yazı da eklenmiş bir video mevcut. Geriye bir tek
bu video’yu iPhone uyumlu hale getirmek kalıyor. Bu işlem için Videora‘yı
kullanacağız. Videora ücretsiz bir program. Lakin internet bağlantısı
mevcut ise programın içinde sponsorlarının reklamlarını gösteriyor.
Reklam görmek istemiyorsanız ve programın hızlı çalışmasını
istiyorsanız, programı başlatmadan evvel internet bağlantısını kesin.
Videora’nın kendi sitesinde, sağ menü’de "Guides" başlığı altında
DVD’den, Youtube’dan, video’dan nasıl iPhone formatına çevrim
yapılacağı adım adım anlatılmış. Dilerseniz buradaki yazılardan da
faydalanabilirsiniz.
Videora’yı ilk defa kullanmaya başladığınızda benim önerim
"Settings" menüsünden kendinize uygun ayarları bir kere yapıp
kaydetmeniz. "Settings" menüsünde ilk olarak "Encoding" tabını açın.
Mevcut ayarlar sizin işinizi görecektir fakat çevirmek istediğiniz
video’nun kalitesinden taviz verip dosya büyüklüğünü düşürmek
isterseniz farklı profiller kullanabilirsiniz. "Profile" seçeneğinden,
önceden hazırlanmış porifilleri kullanabilir ya da kendi profilinizi
yaratabilirsiniz.
"Converter" tabında da çevrilmiş dosyaların hangi klasörde
saklanacağı, çevrim sırasında CPU değerininin ne olacağı gibi ayarlar
mevcuttur. Ben şahsen "CPU Usage" değerini "BelowNormal" yapıp diğer
tüm ayarları aynen bıraktım. Video çevrim programları çok fazla CPU
kullanır, eğer aceleniz yoksa ve o anda PC’nizde başka işlerle uğraşmak
istiyorsanız CPU kullanım oranını en alt seviyeye çekin.
Dikkatinizi çekiyse yukarıdaki enkran görüntüsünde "Automatically
Convert Video Downloads" isminde bir seçenek mevcut. Videora’nın
download edilen dosyaların otomatik iPhone formatına dönüştürülmesi
gibi bir özelliği var. Eğer ilgileniyorsanız "Automation Guide" isimli dokümandan detaylı bilgi alabilirsiniz.
Bir kerelik ayarları da yaptıktan sonra artık "Convert" menüsünden
istediğimiz video’yu iPhone’a uygun bir hale getirebiliriz. Bunun için
tek yapmamız gereken "Video File" tabından çevirmek istediğimiz dosyayı
seçip, "Title" alanına yeni dosya adını yazıp, "Start Converting"
düğmesine basmak. (Aşağıdaki ekran görüntüsü "Power Mode" ekranından alınmıştır.)
Çevrim işlemi tamamlandığında "Output Directory" alanında yazan
klasörün içerisinde "mp4" uzantılı "Title" alanındaki dosya ismiyle bir
dosya oluşmuş olduğunu göreceksiniz.
Bundan sonra tek yapmamız gereken iTunes aracılığı ile bu dosyayı
iPhone’a yollamak. Bunun için de iki basit adım uygulamamız gerekiyor.
a) Video’yu iTunes’e Eklemek: iTunes’a video eklemek için "File"
menüsünden "Add File To Library" linkine tıklıyoruz. Ardından iPhone
formatına çevirdiğimiz dosyayı seçerek iTunes’a eklemiş oluyoruz.
b) iTunes ile iPhone’umuzu Sync Etmek: iTunes’a eklediğiniz
videoları iPhone’unuzla sync etmek için öncelikle sol menüdeki
"DEVICES" altından cihazınızı seçip, üst taraftan da "Video" tabına
geçiş yapmanız gerekiyor. Ardından çıkacak ekrandan istediğiniz
video’yu işaretleyip ekranın sağ altındaki "SYNC" düğmesine basmanız
gerekiyor. Yaklaşık bir dakika içinde videonuz iPhone’da izlenmeye
hazır hale gelecektir.
Labrynth
Labyrinth,
iPhone’nun müthiş yerçekimi sensörlerini kullanarak hazırlanmış
gördüğüm en başarılı oyun. iPhone ekranının üzerinde farklı farklı
konumlara yayılmış delikler olduğunu düşünün, sanki ekranın üzerine
demir bir bilye koyup bilyeyi deliklere düşürmeden ekranın bir ucundan
diğer ucundaki işaretli bölüme yuvarlamaya çalışıyorsunuz.

Oyuna başlarken önce iPhone’u yere paralel tutun, sonra iPhone’a
hafifçe demir bilyenin gitmesini istediğiniz bölüme doğru eğim verin,
bilyenin oraya doğru hareket ettiğini göreceksiniz.
Oyunu çalıştırınca Settings bölümüne dokunarak açılan ekranda Do
Calibration düğmesi ile sensörlerde ince ayar yapılmasını
sağlayabilirsiniz, bu ayarı yapmadan önce iPhone düz bir zemine
koymanızı öneririm. Demo bölümüne dokunarak oyuna başlayabiliyorsunuz.
Oyunu installer’dan Labyrinth ismiyle bularak kurabilirsiniz.
Oynayabileceğini 10 adet parkur var daha fazla parkur istiyorsanız
satın alabiliyorsunuz.
Iphone Cilginligi
Bu
seneki Macworld’de Steve Jobs’tan yine bomba haberler bekliyorduk ama
hep birlikte hayal kırıklığına uğradık. 1.1.3 ile gelen yeni özellikler
daha önce sızdırıldığı için iPhone ile ilgili ciddi bir gelişme
duyamadık.
Tek yeni gelişme şu ana kadar satılan toplam iPhone rakamı oldu.
Steve Jobs’un açıkladığına göre, ilk piyasaya çıkış tarihi olan 29
Haziran 2007′den itibaren geçen 200 günde toplam 4 milyon iPhone
satılmış. Bu da günde 20.000 iPhone satışı demek.
Biz iPhone, Türkiye’ye ne zaman gelecek diye beklerken, Apple bir
yandan Kanada ve Çin’deki operatörler ile görüşmeler yapıyormuş. Bir söylentiye göre Çin’in en büyük operatörüyle yapılan görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlanmış.
Cihaz satışları gayet güzel devam ederken, iPhone abonelerinin data
kullanım oranları da sürekli artmakta. Geçenlerde yayınlanan bir rapora
göre Noel’in başlaması ile birlikte Amerika ve İngiltere’de iPhone
üzerinden internete erişim sıçrama yapmış. Zaten bu durum aşağıdaki
grafikde de gayet açık gözüküyor:

Iphone ‘a USB Pil
Tüm iPhone kullanıcıların sanırım ortak en büyük şikayeti pilin çabuk bitmesidir. FastMac firması bu soruna harika bir çözüm bulmuş, hem de bir taşla birden fazla kuş vurarak.
iPhone’un USB girişine takılan iV ismini verdikleri bu şık mobil şarz cihazı sayesinde mevcut pil süresi yaklaşık 4 kat arttırılabiliyor.
Aparatın üzerinde ayrıca bir USB çıkışı daha olduğu için bir yandan
iPhone’nunuz şarz ederken, bir yandan başka bir cihazı şarz
edebiliyorsunuz. Aparatın arkasındaki LED lamba, özellikle karanlık
fotoğraf çekimlerinde çok lazım olan flaş ihtiyacını da bir nebze
gideriyor.
“Ben iPhone’u kemerimde taşımak istiyorum” diyenler için de bir
klips düşünülmüş. Tabii ki istemeyenler için de bu klips
çıkarılabiliyor.Türkiye’ye kaça ve ne zamana gelir bilinmez ama yurt
dışı satış fiyatı 80$’lardan başlıyor:
- External Battery Charging Unit
- Up to 24 Hours of Talk Time
- Up to 72 Hours of Audio Playback
- Up to 21 Hours of Video Playback
- Up to 750 Hours of Stand by Time
- Flash Light for Emergency Use and Low Light Photos
- USB Port for Multi-Charging Purposes
- Lower Dock Connector for Charging
iPhone
kullanıcıları otomobillerine yerleştirecekleri Bluetooth bağlantısı ve
bir yazılım sayesinde, araçlarına girmeden önce otomobillerini
çalıştırabilecek, kapılarını kilitleyebilecek veya iç sıcaklığını
ayarlayabilecekler.
ABD’nin Las Vegas kentinde devam eden Tüketici Elektroniği Fuarında
(CES-Consumer Electronic Show), tanıtılan yeni teknolojiler arasında
iphone ile otomobilinizi kontrol etmenizi sağlayan Delphi firmasının
geliştirdiği yazılım dikkat çekiyor.
iPhone kullanıcıları otomobillerine yerleştirecekleri Bluetooth
bağlantısı ve yeni bir yazılım sayesinde, araçlarına girmeden önce
otomobillerini çalıştırabilecek, kapılarını kilitleyebilecek veya iç
sıcaklığını ayarlayabilecekler. iPhone sahipleri Delphi’nin özel
geliştirdiği bu yazılımla lastik basınç kontrolü, pencereleri açıp
kapama, sıvı seviyesi kontrol ve motoru stop ettirme olanağına sahip
olacaklar.
Kaynak : ntvmsnbc